SeVgilim PEYGAMBER ( S.A.V. ) EFENDİMİZE .. !!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


ALINTI

 
 


 

 


 

 


Seni sevmek ya Resul,yolunda yürümektir,
Senden habersiz olmak,yaşarken çürümektir.
Cihad desem ya Resul ,ürkerler kelimeden
Kurtar bizi ya Resul,ömrümüz erimeden.
Gül kokundan uzakta,ne huzur var ne rahat
Bu garip ümmetilerine,eder misin şefaat?

 

 

 

 

 

 

 

 





Güllerin Efendisi dediler ya Sana.
Gülleri sevmem bundandır.
Gülizarlarda dolaşıp üzerime çiğ çiğ gül kokuları yağsın demem bundandır.
Hasretlik bir sevdayı güllerle bezenmişçesine içime çekişim ve her hayal kırıklığında Senin kırık kalbini hatırlayışım bundandır efendim..






Sen gelmezden evveldi başıbozukluğumuz.
Sen yetmezden evveldi yetişemediğimize uzanışlarımız.
Sen yitmezden evveldi cennet misal baharlarımız.
Sen sevmezden evveldi kırçıl bakışlarımız.
Sen esmezden evveldi çöl sıcağı hırslarımız.


Kime bakarsın ki bizden başka. Kime gülersin ki.. Kimi görürsün ki deyip de avuntulara doluştuğumuzun ertesiydi anladık.
Anladık ki
Senden başka Herşeye bakmış..
Senden başka Herşeyle gülmüş..
Senden başka Herşeyi görmüş gözetmiş idik..
Ama listelerimizde ve dualarımızda bir Sen yoktun Sevgili..
 


Senden başkasına bakışlarımız ve kalbimizi verişimiz vefaya sığar mıydı, bilemedik !
Senden başkasına dualarımız kabul görür müydü idrak edemedik !
Senden başkasına sunduğumuz gözyaşlarımız samimi miydi hissedemedik !
Ama yine de, bütün noksanlıklar bizde kalmak üzre,
"Gel ne olur" diyen yüzbinlere bir gülüşünle GEL.
"Sev ne olur" diyen yüzbinleri bir bakışınla SEV.
"Kal ne olur" diyen yüzbinlerle bir duanla KAL.
Son söz:
Bizleri de Sevgi Çemberinin içine alır mısın a efendim ?!

 

 

 

Varlığımın sebepler ötesi sebebi, gönlümün sultanı Efendim!
             
   
 

Bir demet gül var elimizde
Titreyen yüreğimiz var
Güllerimiz solmadan
Gül kurusu ağlamadan yüreğimiz
Ne olur gel efendim...

 

 

 

 

Selam sana nazlı Nebi
Selam sana gözbebeği
Mevla'nın kudretiyle selam
 

  Selam sana nur-i dilara
Selam sana Hakk habibi
Rahman'ın kudretiyle selam.


 
Selam sana Andelib_i Zişan
Selam sana Muhammedi
Cebrail'in yüreğiyle selam
İbrahimce selam sana
Rahimce selam sana
Gafurca selam..

 

 Selam sana ey yetimler padişahı
Selam sana Ahmedi nefesli yar
Eyyupça selam sana
Selam sana ya HabibALLAH
Selam sana ya NebiALLAH
Selam sana ya ResulALLAH ..


 
selam sana AŞK İKLİMİNİN SULTANı ..

 

Ey Gül, ey Gonca-i Nûr, meftun yaprak, hâr sana.
Sensin gönüller Mâhı, bu yaz, bu bahar Sana
Mûcize saltanatın taşları ayna yapar,
Her ırmak ve her deniz, her leyl-ü nehar Sana

 

Senin Zâti Akdesin âlemlere rahmettir,
Cibrîl vefalı yoldaş, Yüce Allah Yâr Sana!...
Bu nice iştiyaktır, ey en güzel Sevgili?
Asırlardır koşuyor, genç ve ihtiyar Sana!...

 

Nazarın kalbe şifâ, sözün hikmet incisi,
Hangi dertli kavuşsa, olur bahtiyar sana!
Misk kervanı kapında karar kılmıştır Senin,
Nebîlerin diliyle, hep övgüler var Sana!...

 

 Ay, güneş, zühre, ülker, nûruna pervanedir.
Âlemde olmak ister, âşıklar civar Sana!...
Senin yolun hep açık, gidişin Allah'adır,
Dağlar ateş kesilse olamaz duvar Sana

 Güzelliğin âlemde misli bulunmaz inci,
Ey Gül, hasret çekmede Cennet, o bulvar Sana!
Dedin ki: "Şükreden kul olmak istemem mi ben?"
Rabbin ihsan buyurdu: Hurma, üzüm, nar Sana!
 

 

 

 

 


 

 

 



O'nu ararken ....

Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül ;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül !
Vaktidir ağlayan gözlerimin içine gül !
Ey kupkuru çölleri çennete çeviren gül !


“Ümmetim içinde beni en çok sevenler; benden sonra gelip de bana iman eden,beni görmedikleri halde mushafta yazılı olanları aynen kabul eden kimselerdir.” (Hadis-i şerif)

 

 

Bir kez doğ içimize de isterse kaybolsun dolunaylar, güneşler... Gir
gözümüze de bir nefes, isterse silinsin tûtyâlar, sürmeler... İlham
olup ak gönlümüze bir anda, isterse yitirilsin uçtan uca naatler ve
gazeller, beyitler ve dizeler uçtan uca yitirilsin isterse...
Gel efendim, dostluğuna muhtacız; umutsuz ve çaresiz bırakma
çaresizlerini. Gel yeter ki, hakkımızda verilecek her hükme razı olalım. Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!
Gel ey, onsuz mutluluk bulamadığımız!..
Gel ey, kendisine layık olamadığımız!..
Gel benim efendim, bir kez olsun dokun yüreğime, yüreğime dokun bir
kez olsun...
Yüreğim kanıyor efendim, kanıyor yüreğim!..
Çığlık çığlığa beşeriyet, çiğnenmiş reyhanlar misali hep seni arıyor.
Uyandır zindanlara koyduğumuz Yusufî sevdalarımızı efendim. Uyandır
bahtını üftadelerinin...
Şeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtın uyanmaz mı?
İskender PALA_

 

Zambakların nefesinde..
Güneş ağlarken,
Yağmurlar soluksuz kaldı..
Ben sana doğru koşarken Ya Rasulallah..

 

 
 

 

 
 
 

 
Al Beni yanına Ya Habiballah
Bas Beni Bağrına Ya Rasulallah
Bu canım Yoluna Kurbandır Senin
Canımın Cananı Yarasulallah

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 
Sen bırak ümmetin ağlasın her gece, Sen gül ne olursun
Benim gözlerimin pınarı kurusun, Sen gül ne olursun...

 
 

 
Sevgili!
Ay, Sen'i görmek için parlar
Güneş, Senin nuruna nazire yapar
Rüzgar, efil efil Seni söylerken
Bulut rahmet rahmet Seni yağar
Zaman Seni vurur akrebine, yelkovanında
Bebek Seni anar annesinin yanında
Ben de Seni anıyorum ya Sevgili
Güvercin olup mağaranın kapısında dursaydım
Örümcek olup küfrün gözlerini örseydim
Ey bütün zamanların sönmeyen yıldızı!
Ey yüreklerimizdeki son sızı! 

 

 

 

 

 

 

 



Sen ki bir rahmetle geldin... Ve karanlık katılaşmış kalpleri, merhametinle, iman kuvvetinle yumuşattın... Biz senin o nurani yüzünü göremedik senin güzel kokunu içimize doya doya çekemedik...
Ama… Senin o kokunu koklar gibi senin o yüzünü görür gibi sana aşığız… Bu can artık bıktı usandı. Gafletten dedikodu ve gıybetten...
Seni sevdim ve seni özledim… Hala gelmeyecek misin? Bu günahkar, yüzü kara, boynu bükük yetimi yanına alarak sevindirmeyecek misin? Sen ki yetimleri sever ve başlarını okşar gönüllerini alırdın, gözlerinden o acı dolu yaşları siler bağrına basardın...

Biz yetimler seni arıyoruz... Seni özlüyoruz... Bir kere olsun gelip de almayacak mısın gönlümüzü?!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 


 

 

 


 

 

 

 
 
 
 
 

 

 

 

 

 


 

 

 

 



Alemlere rahmet geldi
Sana sâlat ve selam
Efendimiz
Hoş geldin ..


  



Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke Ya Resulallah ..

Bu can yoluna kurban olsun ve anam-babam sana feda olsun yâ Rasulallah .. !!

 

 

 

 

 

 






 




Yüreğimi koşturdum
Sana doğru
Çatlarcasına koşturdum
Kimseye hakkım yok
Huzurunda sana ait varlıkları dava etmem
Ben bir davalıyım
Tükendim ya Resulallah
Hicretimi kabul et ya Resulallah!
Hicretimi kabul et ya Resulallah!
Hicretimi kabul et…

 

 

 

 











Şefkatinden Bizleri Mahrum Etme SEVGİLİ; Sen vuslata Ererken Bize HASRET GÜLLERİ....

 

 

 

Güle dair
Gülü tarife ne hacet
Gül sevda-yı Muhammed’dir.
Gülün sevdası kalbimizin hafi tepelerinde ahfa zirvelerinde sancak açmıştır
Ve bizler gönlü gülşen olan insanlara meftun oluruz
Kainatın solmayan gülünün aşkıyla..
Gün gelir göz yaşlarıyla gül sularız.
Bir gül için bin dikene su veririz.
Ve bilirizki güllerin içinde diken yoktur
Dikenler içinde gül vardır.
O,aşkımızın mihraındaki gül…
O alemlere rahmet olarak gönderilen bir resul…
O çöl sıcağındaki bir Kevser şelalesi
O teşrifiyle kainatı aydınlatan güneş
Geceleri gök yüzünde çiçek çiçek açan yıldızlar
Onun sönmeyen ışığınının mütevazi kandilleri
Semada süreyyada o,nun nuruyla aydınlanır
Onun sureti bir amaç onun sureti bir hidayet
Onun sureti gönüllere ülfetvenimet veren bir ab-ı hayat…
Ruhumuz ona aşık…
O gül Mushaflı sevdamızın sembolü
O onsekizbin alemin emsali olmayan gülü!....

 

sevmek güzel ya,,
               
  en güzeli O'nu sevebilmek !



          sana sığınmak olmasaydı..
 bir anne yüreğine sığınmak  gibi ..
           bir çocuk gibi..
 başımı eğip tüm suçlarımı bilerek..
           senden utanıp yine sana gelmek olmasaydı..
 adını okumak bir damla salat tadı bırakmasaydı dilimizde
           yaşanırmıydı efendim..
 çekilir miydi bu dünya..?!

 

 




...



Varlığının Kaç Bahara bedel olduğunu




bilmeyenler





Yokluğunun ıstırabını nasıl duysun


EFENDİM...

 

 

 

Enes b. Malik (radyallahu anh) şöyle ifade etmektedir:

"Resulullah Efendimiz(aleyhissalâtu vesselâm) Medine sokaklarının birinden geçtiğinde O'nun misk gibi kokusu hemen sezildiğinden, halk o yoldan Hazreti Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)in geçtiğini söylerlerdi.

Bizler, Peygamber Efendimizin(aleyhissalâtu vesselâm) gelişini, kokusunun güzelliğinden anlardık."

İbn-i Ebi Adi, Humeyd, Enes (radyallahu anh)'den:

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)ın elinden daha yumuşak ne bir yün kumaşı, ne de bir ipeğe (hayatımda) dokunmadım. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın kokusundan daha güzel (kokan) bir kokuyu da koklamadım.

Muaz b. Hişam (radyallahu anh), babasından, Katade, Hz. Enes (radyallahu anh) den şöyle rivayet etmiştir:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)güzel kokusu ile tanınırdı. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)güzel idi. Kokusu da hoş idi. Bununla beraber kokuyu severdi."

"Cismi nazif (temiz), kokusu latif (hoş) idi. Koku sürünsün sürünmesin, teni en güzel kokulardan ala kokardı.
Bir kimse onunla musafaha (el sıkışmak, tokalaşmak, muhabbetini, arkadaşlığını, sevgisini izhar etmek) etse, bütün gün onun rayiha-i tayyibesini (temiz kokusunu) duyardı ve mübarek eliyle bir çocuğun başını meshetse, rahiya-i tayyibesiyle (temiz kokusuyla) o çocuk,
sair (diğer) çocuklar arasında malum (bilinirdi) olur idi."

 

 

sana sığınmak olmasaydı..
 bir anne yüreğine sığınmak  gibi ..
           bir çocuk gibi..
 başımı eğip tüm suçlarımı bilerek..
           senden utanıp yine sana gelmek olmasaydı..
 adını okumak bir damla salat tadı bırakmasaydı dilimizde
           yaşanırmıydı efendim..
 çekilir miydi bu dünya..?!


onlar ;Peygamber Efendimizi ne mutlu gördüler yaşadılar

Enes b. Malik (radyallahu anh) şöyle ifade etmektedir:

"Resulullah Efendimiz(aleyhissalâtu vesselâm) Medine sokaklarının birinden geçtiğinde O'nun misk gibi kokusu hemen sezildiğinden, halk o yoldan Hazreti Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)in geçtiğini söylerlerdi.

Bizler, Peygamber Efendimizin(aleyhissalâtu vesselâm) gelişini, kokusunun güzelliğinden anlardık."

İbn-i Ebi Adi, Humeyd, Enes (radyallahu anh)'den:

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)ın elinden daha yumuşak ne bir yün kumaşı, ne de bir ipeğe (hayatımda) dokunmadım. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın kokusundan daha güzel (kokan) bir kokuyu da koklamadım.

Muaz b. Hişam (radyallahu anh), babasından, Katade, Hz. Enes (radyallahu anh) den şöyle rivayet etmiştir:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)güzel kokusu ile tanınırdı. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)güzel idi. Kokusu da hoş idi. Bununla beraber kokuyu severdi."

"Cismi nazif (temiz), kokusu latif (hoş) idi. Koku sürünsün sürünmesin, teni en güzel kokulardan ala kokardı.
Bir kimse onunla musafaha (el sıkışmak, tokalaşmak, muhabbetini, arkadaşlığını, sevgisini izhar etmek) etse, bütün gün onun rayiha-i tayyibesini (temiz kokusunu) duyardı ve mübarek eliyle bir çocuğun başını meshetse, rahiya-i tayyibesiyle (temiz kokusuyla) o çocuk,
sair (diğer) çocuklar arasında malum (bilinirdi) olur idi."







Ben senin görmeden ümmetin oldum
Ben seni görmeden sana mahcup olduğumu hissettim
Ben seni öylesine değil böylesine değil fahrı kainat olduğun için sevdim
Sen olmasaydın bu kainatı yaratamıyacaktı Rabbim işte bu yüzden dolayı da sevdim
Ben rüyama girmesende o nur cemalini görmek kısmet olmasada nur cemalinede maşuk olarak sevdim
Siretine zaten maşuğum olmuşum senin sarhoşun
Ah be Nebim gel!Bir gece misafirim ol!
Sadece bir gece gel!Az dur!Kız bu ümmetinden bu şımarık kula
De ki adam gibi müslüman ol!
Haydi Resullulah gel artık çek kulaklarımı!
Haydi Ya resullulah!Bekliyorum bu kulaklar çekilmek için bekliyor!
Bu nefis durmak bilmiyor!
Şeytanla iş ortaklığı yapmış pes etmiyor!
Gel!Bekliyorum gözlerim artık pes ediyor!
Aklım uçuyor
Haydi gel!

 

 

Enes b. Malik (radyallahu anh) şöyle ifade etmektedir:

"Resulullah Efendimiz(aleyhissalâtu vesselâm) Medine sokaklarının birinden geçtiğinde O'nun misk gibi kokusu hemen sezildiğinden, halk o yoldan Hazreti Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)in geçtiğini söylerlerdi.

Bizler, Peygamber Efendimizin(aleyhissalâtu vesselâm) gelişini, kokusunun güzelliğinden anlardık."

DUYUR  YA RABBİ,   DOYUR YA RABBİ........................

 




 SULTANIM bu gözler bi daha görebilirmi acaba ayak bastığın toprakları...ve O topraklara yüz sürebilmek nasib olurmu bu asi mücrime !

 Merhamet et YA RABB başka kurtuluş görünmüyo bu köleye ...

ben dua dilencisiyim ve sizden dua dileniyorum !

 

 

 

Bilir misin ey sevgili
Sen Cennet'i istemesen de
Cennet seni istermiş
Sen Cennet'i özlemesen de
Cennet seni özlermiş
Sensiz Cennet hiçbir şeye benzemezmiş
Bu yüzden kişi Cennette
Sevdiğiyle berabermiş...  

 

 


 

 

askınla yanalım YARESULALLAH.............

 

 

        


     
GÜL BESTESİ _


Gül mevsimi geldi mi her şey bize yâr olur,
Gönüller gül kokarken geceler nehâr olur..

Bad-ı saba getirir diyâr-ı gülden koku,
Figan eden bülbüle şifayâb rüzgâr olur..

Gözyaşıyla yoğrulur şebnemler yanağında,
Dönüşür yağmurlara damlalar cuybâr olur..

Yağmur damlalarıyla yıkanırken gülistan,
Dile gelir goncalar çiçekler gülnâr olur..

Gül derip gül yüzünden armağanlar taşısam,
Çoraklaşan şu dünya yemyeşil diyâr olur..

Gül renginle boyanır kuşanır özlemini,
Kalbim aşkınla yanıp tutuşarak var olur..

Ey bülbülün sevdası sultanı gülistanın,
Sensiz bütün mevsimler bize sonbahar olur ..
 


                     

 

 

 



 

 

 

 

 

 

 



 

EY kupkuru çölleri cennete çeviren GÜL


      Gel o bayıltan kokunla gönlüme dökül !


 

 




 ***Elfü elfü salatin 

  ve elfü elfü 

     selamün aleyke Ya RasulAllah ***


 



Gelseydin
Sevgili!
Ümmü mektum gibi
Seni görmeden sana sesleniyoruz
Alıp verdiğin nefesi duyar gibi
Sanki açınca gözlerimizi
Seni görecekmişiz gibi
Sana sesleniyoruz



Seni özlesem, seni dilesem.. Yalnızca seni... Gönlüme senden başkasına asla yer vermesem... Dilimden o güzel adini bir an bile düşürmesem...


Seni arasam her yerde... Seni sorsam herkese.... Sana aşık olabilmek için... Sana sevdalanmak için kan akıtabilsem gözlerimden... Sana olan özlem ve hasretimden…

 

 

 

 

s.a


Seni özlesem, seni dilesem.. Yalnızca seni... Gönlüme senden başkasına asla yer vermesem... Dilimden o güzel adini bir an bile düşürmesem...


Seni arasam her yerde... Seni sorsam herkese.... Sana aşık olabilmek için... Sana sevdalanmak için kan akıtabilsem gözlerimden... Sana olan özlem ve hasretimden…


 

 

 

 

 


Sen kabul buyur bizi, sen davet et de biz varalım o ravzaya

ben Seni Seviyorum
Gıpta ediyorum ashabına
Hz. Fatıma'yı anam, Hz. Hasan ve  Hüseyin'i kardeşim olarak görüyorum!

sana gelmeyi istiyorum Ey nebi kalbi hicranla yanmış bu ümmetine yaşat o büyük beklenilen vuslatı ....

 

 

Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' buyurdular ki:
Ümmetimin içinde beni en çok sevenler, benden sonra gelen, ehlini ve malını beni görmeğe fedâ eden kimselerdir ..

 

Biz seni görmeden sevdik EFENDİM !

 

Seni hayal etmek bile bu kadar mutlu eder mi insanı? Ya ruh inceliğimizin
şahitleri olan, meleklerin kulaklarındaki küpelerden daha değerli olan o
gözyaşlarımızı Senin için sarfetmek... Ağyara dökülürken o inci tanelerinin
ızdırap vermesi, ama asıl hakiki sahibine atfedince sonsuz güzelliklere gark
olması... Her şey Senin varlığınla alâkadar olunca ehemmiyet kazanıyor. Bütün
varlık Sana hasret Efendim, Senin getirdiğin o nurlu çağı özlüyor


 

 




Tut elimden kaldır beni
Aşkın ile yandır beni
Haber gönder aldır beni
Derde derman ey sultanım

Yol yürürüm yollar çamur
Ha dolu yağmış ha yağmur
Sana varmak bana onur
Derde derman ey sultanım

Yollarımı sana getir
Her sonucu sende bitir
Yiteceksem sende yitir
Derde derman ey sultanım

Aşkın ile kıl derbeder
Gönül bu derde sabreder
Aşktan gelen aşka gider
Derde ferman ey sultanım

Yola düştüm yarıda kaldım
Güle düştüm harda kaldım
Dile düştüm darda kaldım
Derde ferman ey sultanım

Yollarımı sana getir
Her sonucu sende bitir
Yiteceksem sende yitir
Derde ferman ey SULTANIM

 



Efendim bendim kapıda duran,
Efendim bendim sana vurulan,
Efendim bendim sana susayan,
Bendim efendim, bendim efendim…

 



Müptelayım bir ümitsiz gizli derdin zehrine
Bu sebepten her geçen gün düştü dermânım benim

Yok teselliden nasîbim vermeyin zahmet bana
Etmeyin bunca eziyet az mı hicrânım benim

Kan tutar sen her bakışta kastedersen cânıma
Yâramı sar merhem ol da akmasın kânım benim

 

 

“…güzel olan her şey senin, çirkin olan her şey benimdir.”  NFK

 

 

 

 


Savruluyoruz Ey Nebî!
Kurumuş yaprak gibi kaldık hayatın önünde. Düşmanla göğüs göğse çarpışırken değil; kendimizle baş başa kalınca yenildik biz. Bir kez değil; bin kez… Büyüdük, zenginleştik yasak meyveyi yedikçe. Evlerimizle, arabalarımızla süsledik içimizdeki karanlığı.

Savruluyoruz Ey Nebî!
Dostluğu unuttuk. Abdullah İbn-i Ubeylerle çıktık yola. Ebu Cehillerle yaşamak oldu en büyük zevkimiz. Şairlerin şiirleriyle avutuyoruz artık gönlümüzü.

Savruluyoruz Ey Nebî!
Rüzgârın önünde toz gibi. Savruldukça körleşiyor, körleştikçe savruluyoruz. Ne nerde durduğumuzu biliyoruz artık ne de nereye gittiğimizi…

Savruluyoruz Ey Nebî!
Kimse tutmuyor elimizden. Düşman olduk birbirimize. Akan kanı görmüyor gözlerimiz. Tepelerdeki yerimizi terk ettik. Bilemedik en büyük ganimetin sevgi ve sadakat olduğunu. İçimiz yanıyor ve içimizin yangınından başımızı kaldırıp da bakamıyoruz etrafımıza. Göremiyoruz coğrafyamızın buz tuttuğunu. Göremiyoruz güllerin solduğunu.

Savruluyoruz Ey Nebî!
Elinden tutmuyoruz kardeşlerimizin. Gözyaşlarını silemiyoruz. Dertleriyle dertlenip, sevinçleriyle gülemiyoruz. Gurbetteyiz ey Nebî. Gurbetlerimizden dönemiyoruz.

Savruluyoruz Ey Nebî!
“illâ” diyoruz dilden ama “lâ” diyemiyoruz. Gel de öğret bize “hayır” demeyi. Yolumuzu aydınlat! Bizi tekrar bir araya topla. Ümmet olalım yeniden..








 sen gül ki, GÜL gülsün ey NEBİ ..

 

 

 

 





























 


Ey! her şeyi ol emriyle yoktan var edem Rabbim .
HABİBİN hürmetine ismi azam hürmetine Bizleri ahirette cemalinden ve Efendimizden mahrum etme !

cennette onla olma ümidiyle vuslata az kaldı

 

kurumuş bir gül gibiyim kapına geldim efendim huzuruna kabul eyle.


İnş. bizde onu rüyalarımızda ve Rabbim cennette cemalini gören kullardan eyler bizide 

 

 

 

Rabbim onu sevmeyi sadece dudaklarla sölemeyi değil kalpten söylemeyi nasip etsin 

 

 

EYY RABBİM GÜLLERİN EN GÜZELİ OLAN EFENDİMİZİN SEVGİSİNE VE ŞEFAATİNE NAİL EYLE BİZLERİ...

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !